Duygusal Zeka

Duygusal Zeka

 

Tunahan Vatansever

Yıldız Teknik Üniversitesi

İstanbul,Türkiye

tunahanvatansever7@gmail.com

 

Özet;

Bu yazı; duygusal zekanın tanımını, gelişimi ve iş hayattın da ki yerinden bahsetmektedir. Duygusal zekanın bulunduğumuz yüz yılda çok fazla gündeme gelmeye başlamıştır. Bunun paralelinde kişilerin yaşamı üzerine etkisi tartışılmış ve önemi herkes tarafından kabul görmektedir.  Daha etkin bir yaşam için duygusal zekanın farkında olmalı ve geliştirmek için çaba sarf edilmelidir.

Anahtar kelimeler ; duygusal zeka, iş hayatında duygusal zeka, duygusal zekanın gelişimi.

1.Giriş

Duygusal zeka  son yıllarda çok fazla gündeme gelmeye başlamıştır. Duyugsal zekayı anlamak için ilk önce her şey zıttı ile vardır izahat felsefesine göre mantıksal zekayı tanımlayalım. Mantıksal zeka sayılar ile çalışma, tüme varım ve tümden gelim teknikleri ile düşünebilme, soyut ve sembolik problemleri çözebilme, kavramlar, düşünceler ve fikirler arasında kompleks ilişkileri algılayabilme becerisidir.

Örnek vermek gerekirse, bir karar alacağınız zaman doğru kararı bulmak için düşünüp zaman harcıyorsanız bu mantıksal zekanızdan gelen bir karardır. Ama anlık ve kesin bir şekilde karar veriyorsanız bu duygusal zekanızdan gelir. Mesela çocuğu yola koşunca annenin hemen uzanıp çocuğunu tutması duygusal zekanın nasıl çalıştığına örnektir.

Tanımı 1995 yılında  Daniel Goleman tarafından yapılmış olan duygusal zekanın temelleri 1920 de sosyal zeka tarafından atılmıştır. En yaygın tanımı kişinin kendini tanımasıdır. Çünkü kişi kendini tanıyamaz ise duygularının da farkına varamaz. Kişinin duygularının farkında olması, bunu kontrol edebilecek beceride olması ve başkalarının da nasıl hissettiğini, onların duygu durumunu anlayabilmesidir. Bu birikim ve farkındalığı kullanarak etkin insan ilişkileri gerçekleştirmesidir.

Duyguları kontrol etmek demek aslında dürtüleri kontrol etmek demektir. Bu dürtüler genelde kötü alışkanlıklardır. Mesela Televizyon seyretmek kolaydır. Ama ders çalışmak zordur. Kişi amaç ve hedeflerini düşünerek dürtülerini kontrol altına alabilmeli televizyon seyretmek yerine ders çalışmasının daha faydalı olacağı düşünerek ders çalışmalıdır.

Daha iyi anlamak için bir örnek verelim. Halk arasında yaygın bilinen bir yanlıştan yola çıkarsak, kişi ben empati yapabiliyorum o zaman benim duygusal zekam yüksek diye düşünebilir. Bu yanlış bir yaklaşımdır. Kişinin empati yapabildiğini bilmesi veya yapamadığını bilmesi duygusal zekasının göstergesidir.

Duygusal zekası yüksek bir kişi karşısındakini suçlamaz ben ne yapabilirim diye düşünür. Çünkü duygusal zekası yüksek bir insan şunu farkındadır, ben karşımdaki insanı değiştiremem ama kendi davranış şeklimi değiştirirsem karşı tarafın bana tepkilerinde değişim olur.

Duygusal zekası yüksek diye bileceğimiz bir kişinin diğer bir özelliği konfor alanından çıkmaya çok müsait olmasıdır. Örneğin çalıştığınız firma kullandığınız bilgisayar programını değiştirip başka bir bilgisayar programına geçtiği zaman korkup heyecanlanır iseniz duygusal zekanız yüksek bir birey diyemeyiz. Değişikliklerde duygularınızı kontrol edemiyorsanız duygusal zekası yüksek birey olamazsınız.

2.Duygusal Zekanın Gelişimi

Duygusal zekanın  gelişimini etkileyen bir çok faktör vardır. Bunlardan  üçü en göze çarpan  faktörlerdir.

  • Yaş

0-6 ay arasında bebeğin duygusal zekası gelişmeye başlıyor. Bebek annenin mimikleri ile hareketleri ile onun ne demek istediğini anlıyor. Bu noktada duygusal zeka devreye giriyor ve gelişmeye başlıyor. Bebek annenin ses tonundan bile annenin mutsuz olduğunu anlayabiliyor. İlerleyen yaşlarda 2-3 yaşlarında bebek kızgınlık, üzüntü gibi duyguları hem seslerle hem de hareketlerde anlamaya başlıyor.

  • Aile ortamı

Bir bireyin yetiştiği en önemli ortam anne ve babasının olduğu ortamdır. Eğer anne baba size bir olaya karşı nasıl hareket etmeniz gerektiğini, olaylar karşısında nasıl düşünmeniz gerektiğini öğretiyorsa veya bir arkadaşınızın size olan tutumunda aslında ne demek istediğini size anlatabiliyorsa, işte böyle bir ortamda sizin duygusal zekanız gelişmeye başlıyor.

  • Cinsiyet

Bireyler yetiştirilirken bile kız çocuğu erkek çocuğu olarak farklı yetiştiriliyor. Severken bile aileler çocuklarını farklı söylemler ile seviyorlar. Kız çocuğu “ah canım cicim, aman kırılmasın üzülmesin diye seviliyor.” erkek çocuğu ise “aslanım benim yürü be koçum” diyerek büyütülüyor. Dolayısı ile 2 tarafında duygusal zekasının gelişimi farklı oluyor. Özellikle kız çocukları baba ile çok ciddi iletişim kurar. Çünkü baba ona çok yumuşak davranır. Dolayısı ile kız çocuğu babaya karşı duygularında fazla yoğunlaşır. Aynı şey erkek çocuğu ve anne için geçerlidir. İlerleyen yaşlarda kadın ve erkeklerin farklı düşünmesinin temeli burada oluşur.

3.İş Hayatında Duygusal Zeka

Globalleşme ile birlikte birçok şirket teknik konuları başka ülkelere, yani ucuza mal edebileceği ülkelere transfer etmeye başladı. Örnek vermek gerekirse, Thomas Friedman’ın The World is flat kitabında şöyle anlatıyor, Amerika da ki hastaneler tomografi raporlarını Hindistan’a gönderiyor. Tomografi raporları orada okunuyor. Çünkü Hindistan hem saat farkı ile önde hem de İngilizce konuşuluyor. Sabahları doktorlar hastaneye geldiklerinde rapor ellerinde oluyor. Raporu hastaya sunacak olan doktorun duygusal zekasının ne düzeyde olduğu kesinlikle burada fark teşkil ediyor. Dolayısı ile siz bu raporları çok iyi okuyan bir analist olabilirsiniz ama o raporları nasıl ileteceğiniz konusunda duygusal zeka devreye giriyor.

Jenerasyon ile birlikte beklentilerde değişmekte. Çalışan bağımlılığı raporlarına göre Y jenerasyonunda(1980-1999 yılları arasında doğan bireyler) yönetici tarafından motive edilmek birinci sırada geliyor. Para birinci sırada değil. Yönetici olarak bir kişiyi takdir edebilmek için çok iyi gözlemliyor olmanız gerekir. Buradaki bahsettiğimiz takdir, sen çok iyisin, harika işler başarıyorsun, şeklindeki genel geçer takdir değildir. Bir kişi gerçekten takdir edilmeyi bekliyorsa bu spesifik bir takdirdir.

Ayrıca duygusal zeka tüm iş hayatında ne kadar önemli olduğunu world ekonomic form tarafından yapılan araştırmada göstermiştir. Bu araştırma duygusal zekanın endüstri 4.0 devriminden sonra geleceğin işleri arasında insanların hayatta kalabilmesi için sahip olması gereken etkinlikler arasında gösterilmiştir.

Duygusal zekanın iş hayatına ve iş hayatındaki başarıya direkt olarak etkili olduğunu gösteren başka bir araştırmada iş hayatında duygusal zekanın başarıya oranı %85, lq nun ise %15 olduğunu göstermektedir. Yani duygusal zekaya sahip olmayan bireylerin üst düzey yönetici olması düşünülemez.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir